11.11.2021

alesta türkü

sevmek alesta
sırf lafta sanma
eli kolu var, yüzü gözü 
eni konu berrak muamma
sesinde keçilerin, sözünde ağaçların
ıslığı toprakta, gülüşü bulutlarda
soluğu dereden, sazı ömürden bir türkü.
hepimizi söylemekte, 
beklemez, beklemeyecek de.

varımıza yoğumuza karışacak bir güzel, 
başımıza geleceği var, duyuyoruz
omuz verip yola getirecek 
bal gibi biliyoruz

dikkatin büyük umudu kendisiyle
başımızı o yana çevireceğiz
hep ona, neredeyse
kolay olacak yolu bulması 
hayret edilecek bir denge
çekecek canımız duymanın iştahını
dağdan taşa yankısını
keçiler zıplayacak alesta
sesimiz alesta
beklemeyeceğiz.

eleyecek yalanları, ince iş
ayıracak yanlış kaynamış akılları, 
ermemiş
atacak yüzümüzün birden fazlasını
sözler verip verip 
bir de bakmışız tutacak
ağaçlar duracak alesta
sözümüz alesta
beklemeyeceğiz.

birkaç saniyeye sığacak
taştı mı yer gök dumanaltı
öyle şeffaf öyle kılçıksız
manzaralar yetişecek önümüzde
ardımızda tilkilerden bir felek
adımlar iki ileri bir geri
temrin düm tek a düm tek
ıslığımız varacak alesta
toprak alesta
beklemeyeceğiz

karşımıza çıkacak
kafa tutacak yeni yetmeler
sarılın yeter
yeter, sarılın da bitsin şu göçler 
ebemizin yaşından
ve kuşağından sual olunmaz
olunmayacak
bu havalar böyle onulmayacak
renkler yağacak
gülüşümüz uçacak alesta
bulutlar alesta
beklemeyeceğiz

yedi düvel ile düelloya çağırılmışız
gibi
haklı çıkacak gibi cesur
kuşkulu ama ümitvâr
karasuların yolu paçalardan, biletsiz
yorulmak bizi değil artık
karamsarı bağlar, niyetsiz
dolaşacak ayaklarımız
soluğumuz koşacak alesta
dereler alesta
beklemeyeceğiz

güneş sırtımıza güzel kambur
parmaklarımızda bir ritim 
gel de öpme
saklıdır heybesinde 
cümleler, çoktan kurulu
dağlara ovalara ulaşacak sesi
susulmaz bir dilsiz abecesi
söyledi söyleyecek
başladı durmayacak
sazımız çalacak alesta
ömrümüz alesta
beklemeyeceğiz

her kim buraya gam çizdiyse 
her kimse bir gülümseme, 
hepsini ellerimle öptüm
bittiği görülmemiştir hiçbir türkünün
beklemeyin 
korkanları gözlerinizle örtün