2.03.2019

sessiz

sessiz sadasız
renksiz safasız
susmuş us
susmuşuz

bir kısa vakitmiş ömrümüz
patırtı gürültü nedir öğrenmiş
kulaklarına varmış gökyüzü
dökülmüş saatleri

durmuş us
durmuşuz

biz severdik halbuki birbirimizi
dokunurdu gözümüz tenimize
dokunurdu sözümüz yanaklarımıza
tutardı elimiz elinizi

korkmuş us
korkmuşuz

uzanırdık dallara
ulaşmasak da bilirdik yaprağı
koklardık sevmeyi
nerede duysak tanırdık

unutmuş us
unutmuşuz

geceleri kim bitirdi
niye hep gündüz
ya da tam tersi
hangi mevsim
çağ hangisi

sormuş us
sormuşuz

yara bere olmuş sokaklarımız
lambasında yağmuru sevmişiz
dibinde gölgeyi
eşiğinde dansları
ağrısında direnci

bulmuş us
bulmuşuz

kaldırımdan inmişiz
sularda boğulmuşuz
bizim adımız kaybolmuş
çiçeklerimiz azalmış
göğsümüzde renkler
bağırdı bağıracak

yorulmuş us
yorulmuşuz

sonra ne olmuşsa olmuş
sonra kim ölmüşse ölmüş
bize hep söylememişler
yok

olmuş us
olmuşuz

karaltıları kovalamışız  

gölgeler yapışmış yakamıza

her seferinde

ama nasıl olur böyle, demiş herkes, 

içinden, ama yüksek sesle


hep içinden

hiç içinden

çıkamamışız

çıkamamışız

çıkamamışız