3.03.2017

artık

artık
affedilir mi kimin dudağı büküldüyse yok yere
zamansız esip gürledik belki 
ne belli çok görmediğimiz kendimize.
aynı.
gülüşünü kır da öyle yat istihareye
yaman çarşaflara, yırtılmış balıkçı ağları
şimdi
sizin hepinizden özür dilesem 
saklamalı mı kulakları
değil mi
değil mi bu toprak rengi, bu şarap, hepsi ağrı
artık
var ki çay kaynadı
ötüyor bülbül m'olur karga m'olur?
var sen tut hesabı
n'olur n'olmaz diye tut sen pencereyi
aynı.
doldu ciğerimize okyanus renkleri
değişti şarabın kokusu
ezildi dudağımızın kenarı
aç bu defteri
geç bu yolları
kaç yaşına geldik
çocukluk peşimizi bırakmadı
durduk yere durma yahu.
şimdi.
ne zaman istesek
her kol kırıldı
yıllar yenildi de
değil mi
değil mi bu şeffaf sular kazandı
bulanık


8.02.2017

kalıp

uzun çok uzun mesafelerden sonra. 

açtık. 

bir iki muhabbet. 

bir iki kahkaha. 

bir ikiden fazla.

yaraşmıyor mu? kim demiş?

nah şuramda bir ağrı, 

nah şuramda bir karanfil, 

papatya olmadığını kim biliyor? 

kim söylüyor bunları? 

nah buramda bir öpücük, 

nah şuramda bir sevgi, 

kim diyor aşk olmadığını?

kalıbı. kalabalık. sürüyoruz. 

benim iki bacağım var, herkes gibi. 

kimden farklı? 

ikisi de duruyor nah şuramda. 

bakıyorum, duruyorlar. 

bakıyorum, 

duruyorlar. 

nah şuramda boğum boğum bir şarkı.

söylüyorlar. 

söylüyorlar da 

kim söylüyor bu yalanları?